Bangkok Turları

Bangkok - TaylandBangkok, 1782’den beri Tayland’ın başkenti. I. Rama tarafından Chao Phraya Nehri’nin deltasına kurulan şehri, yine aynı nehir ikiye böler. Chao Phraya Nehri ve şehrin içinden geçen irili ufaklı diğer birçok kanal sebebiyle Bangkok’a “Doğu’nun Venedik’i” denilmektedir. Chao Phraya’nın üstünde deniz taksileriyle veya kanolarla yapacağınız gezilerde, şehrin bu lakabı gerçekten de hak ettiğini göreceksiniz.

Taylandlılar için korunması gereken önemli üç değer vardır; tapınakları, masaj öğretileri ve Thai mutfağı. Turizmdeki en temel amaçları ise; ülkelerinin dünyada öncelikli olarak bu üç değer ile tanınmasıdır. Bangkok günümüzde modern bir 21. yüzyıl şehri olmasının yanı sıra gelenekselliğini ve sofistikeliğini korumayı başarmıştır. Şehri gezerken bunu anlamak hiç de zor değildir. Aynı günün sabahında 200 yıllık bir Buda tapınağında huzur bulup, öğleden sonra modern mimariye sahip bir alışveriş merkezinde en son trendlere göre alışveriş yapabilir ve akşamınızı da neon ışıklarının aydınlattığı gece kulüplerinde eğlenerek geçirebilirsiniz. Chao Phraya’da çıkacağınız tekne turu da şehrin geleneksel yüzünü görmenize yardımcı olacaktır.

Sponsor Bağlantı

Alışveriş, eğlence, mistisizm, huzur, gece hayatı, kültür, doğa… Bangkok ziyaretçilerine aradıkları her şeyi en özgün şekilde sunan büyüleyici bir şehir. Muhteşem doğa manzaralarıyla, halkının hâlâ sıkı sıkıya bağlı olduğu gelenekleriyle, acılı ve baharatlı birbirinden lezzetli yemekleriyle, vücudunuzun ve zihninizin bütün gerginliğini alacak Thai masajlarıyla ve çılgın gece hayatıyla Bangkok, ziyaretçilerine unutulmaz bir seyahat sunuyor. Buda’nın tüm dünyaya yaymaya çalıştığı felsefesini yerinde gördükten sonra dünyaya çok farklı bir gözle bakacağınıza emin olabilirsiniz.

Krung Thep (Melekler Şehri)

“Bangkok”, şehrin uluslararası alanda kullanılan adı. Tayca’da şehrin adı Krung Thep, yani “Melekler Şehri”. Ama asıl ilginç olan Tayca’daki orjinal isminin uzunluğu. Şehrin Tayca ismi dünyanın en uzun şehir ismi olma özelliğiyle Guiness Rekorlar Kitabı’na girmeye hak kazanmış. Şehrin orjinal ismi; “Krungthep Mahanakorn Boworn Rattanakosin Mahintharayuttha Mahadilokpop Noparatratchathani Burirom Udomratchaniveymahasathan Amornpiman Avatransathit Sakkathattiay-avisnukarmprasit”dir. Bu ismin karşılığı yaklaşık olarak; “Melekler şehri; kutsal mücevherlerin kaynağı; fethedilemez yüce topraklar; büyük ve önemli alem; 9 değerli cevherle dolu kraliyet başkenti; Büyük Saray’ın şehri ve kralların evi; ilâhi sığınak ve yeniden beden bulan ruhların mekânı”dır.

Bangkok yaklaşık 400 tapınağıyla tam bir “tapınaklar şehri”dir. Bu yüzden şehir gezilerinin başlangış noktası önemli tapınaklardır. Bangkok’un bir tapınaklar şehri olduğunu ve gezilmesi gereken yerler listesinin başında tapınakların geldiğini düşünürsek tapınaklar hakkında kısa bir bilgi yararlı olacaktır.

Tapınak terminolojisi

Wat: Manastırları, derslikleri ve spor alanlarını da kapsayan watlar genel anlamıyla “tapınak” kavramına karşılık gelmektedir. Tayca’da wat kelimesi sadece Budist tapınakları için değil aynı zamanda cami, kilise gibi diğer dinlerin de ibadethâneleri için kullanılır.

Bot veya Ubosot: Watlara yeni monkların katılış törenleri gibi önemli törenler ubosotta yapılır. Ubosot tapınağın en büyük yapısı değildir ve genel olarak halka açık olmaz. Ubosotun girişinde mutlaka en az bir tane Buda heykelinin bulunduğu bir avlu vardır. Ayrıca watta etrafı Sema taşlarıyla çevrili olan tek yer de ubosottur.

Wihara veya Wihaan: Wiharalar önemli Buda simgelerine ev sahipliği yapar ve halk ibadet etmek için wiharalara gelir. Ubosottan farkı ise; bir watta sadece bir tane ubosot olurken, birden fazla wihara olabilir.

Sema: Watlarda sınırları belirlemek için kullanılan işaretçiler her zaman taştan yapılır. Örneğin; ubosotun etrafı her zaman 8 adet taş ile çevrilir. Bu taşlar genellikle yaprak şeklinde olur.

Chedi:

Sponsor Bağlantı

Chediler çan şeklinde sivri uçlu kulelerdir ve Buda’nın eserleri ve emanetleri genellikle burada saklanır. Ayrıca kralların ve önemli monkların küllerini saklamak amacıyla da chedi inşa edilebilir.

Naga: Naga, yılan benzeri bir yaratık, Budist tapınaklarında sıklıkla kullanılmış bir figürdür. Efsaneye göre Naga, Buda meditasyon yaparken yanına sığınmış bir varlıktır. Efsanenin bazı versiyonlarında kobra yılanı olarak da betimlenen Naga, watlarda genellikle merdiven korkulukları ve tavan kenarlıkları süslemelerinde kullanılır.

Grand Palace (Büyük Saray)

Gezilmediği takdirde Bangkok gezisinin eksik kalacağı tek bir yapı varsa o da kesinlikle Grand Palace’dır. 150 yılı aşkın bir süre boyunca hem kral ve kraliçeye hem de yönetim kadrosuna ev sahipliği yapan Grand Palace, 100’den fazla binadan oluşan kompleks bir yapıdır. 20. yüzyıl başları itibariyle Tay krallarının artık bu sarayda yaşamamalarına rağmen, Grand Palace, Bangkok’ta ve Tayland’da hâlen gücün ve dinin simgesi olma özelliğini korur.

Bangkok şehrinin alametifarikası olan Grand Palace’ın inşasına, 1782 yılında, Kral 1. Rama döneminde başkentin Bangkok’a taşınmasına karar verilmesi üzerine başlanmış. İlk başta sadece birkaç ahşap yapıdan oluşan saray zamanla yapılan eklemelerle genişlemiş. Sarayın planında Ayutthaya saraylarının planına sadık kalınmıştır. Grand Palace kompleksi kendi içinde üç bölümden oluşur; dış alan, orta alan ve iç alan. Kompleksin iç alanı ziyarete kapalıdır. Tapınağın her noktası kral ve kraliyetin gücünü vurgulayan sembollerle donatılmıştır. Günümüzde her ne kadar kraliyet ailesine ev sahipliği yapmasa da taç giyme törenleri, kraliyet cenazeleri ve düğünler gibi pek çok kraliyet ritüeli hâlen Kral tarafından Grand Palace’ta gerçekleştirilir.

Bilet gişesini geçince ziyaretçileri kahverengi dev heykeller karşılar. Bu heykellere yaksha denilir. Dikkat çekici bir diğer figür Kinnara heykelidir. Yarı insan yarı kuş olarak betimlenen Kinnara, Hindistan mitolojisinden Tay mitolojisine uyarlanmıştır ve söylenceye göre kanatları sayesinde insanların dünyasıyla mistik dünya arasında gidip gelebilen bir varlıktır. Birbirlerinin düşmanı olan yılan benzeri Nagas ve kuş benzeri Garudaların betimlemeleri de yine efsanenin bir parçadır. Kapılardan geçilip orta alana gelindiğinde köşede Elmas Buda Heykeli’ni içinde barındıran Wat Phra Kaew ziyaretçilerinin dikkatini üzerine çeker.

Not: Bilet gişeleri çevresinde dolaşıp ziyaretçilere sarayın kapalı olduğunu söyleyen ve ziyaretçileri mücevher almaya yönlendirmeye çalışan kişilere karşı dikkatli olunmalıdır.

Bangkok’ta 24 saat boyunca yiyecek bir şeyler bulmak mümkündür. Bunun için de illa restoran veya kafe aramanız gerekmiyor çünkü yemek satıcıları sokaklara adeta minik restoranlar kuruyor. Tadabileceğiniz yemek çeşidi ise sınırsız. Geleneksel Tay mutfağından deniz ürünlerine kadar bu coğrafyaya özgü her tür lezzeti tadabileceğiniz gibi dünya mutfağından da lezzetli alternatifler bulabilirsiniz. Ayrıca bulunması zor tropik meyvalar Bangkok’ta ziyaretçilerinin her an ellerinin altındadır. Kısacası Bangkok, gurmeleri oldukça sevindirecek bir mutfağa sahip.

Tayland mutfağının bol baharatlı, acı soslu yemekleri ile kızartmaları ve deniz mahsülleri alışkın olmayanlara ilk günlerde biraz değişik gelebilir. İlk birkaç gün yediklerinize dikkat etmeniz gezinizin gidişatını olumlu etkileyecektir.

Pirinc Pilavınızı çeşitli baharatlarla aromalandırılmış olarak ya da sade olarak tadabilirsiniz. Sade pilav için khâo plâo demeniz yeterlidir. Pilav genellikle tabakta (jaan) ya da kasede (tho) servis edilir.
Tay mutfağında çorbalar da pirinç kadar vazgeçilmezdir. Tay çorbaları genel olarak tôm yam ve kaeng jeut olmak üzere iki gruba ayrılır. Bu çorba türleri birbirlerinden, çeşnilendirilmeleri açısından büyük farklılık gösterirler.

Tom yam genellikle deniz mahsüllerinden yapılır, acı ve ekşi bir çorbadır.
Bangkok’ta her an her yerde meyve bulabilirsiniz. Her fırsatta meyve tüketen Taylandlılar, akşam yemeği üzerine tatlı yemek yerine meyveyi tercih ederler.

Bangkok’ta son yıllarda konaklama çeşitliliğinde büyük bir artış yaşanmıştır. Bangkok’ta her gelir seviyesine hitap eden oteller, moteller ve pansiyonlar bulmak hiç de zor değildir. Seçenekleriniz arasında; şehrin modern yüzü olan Sukhumvit, iş merkezlerinin toplandığı Silom, nehir manzarası ile geleneksel Bangkok’un birarada bulunduğu Banglamphu, alışverişin kalbinin attığı Siam Meydanı ve hareketli Çin Mahallesi bulunur.

Konaklayacağınız yer seçiminde bölgenin özelliklerini bilmeniz size yardımcı olacaktır. Hangi bölgeyi seçerseniz seçin, otelinizin metroya, nehir ulaşımına ve/veya Skytrain’e yakın olmasına özen gösterin.

Erken rezervasyon yaptırdığınız takdirde % 30’a yakın indirimden yararlanabilirsiniz. Ayrıca Bangkok’a turizmin canlı olduğu dönemler (Kasım – Mart, Temmuz – Ağustos) dışında gelirseniz uygun konaklama imkânlarından yararlanabilirsiniz.

YouTube Preview Image

Bir Cevap Yazın