Kıbrıs Turları

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti- GirneUçuş süresi: Yaklaşık 1,5 saat
Para birimi: Türk Lirası
Saat farkı: Yok
Resmi Dil: Türkçe
Vize: Vize ülkeye girişte verilmektedir.

Kıbrıs’ın Türkler tarafından tercih edilme sebeplerinin başında ılıman iklimi ve müthiş denizi geliyor. Özellikle yaz turizmi için Türklerin vazgeçemediği nadir mekânlardandır. Lüks otelleri, uzun ve temiz sahili, plajları ve masmavi denizi ile Kıbrıs her yaz nüfusunu ikiye katlamayı başarıyor. Mayıs-Ekim ayları arasında suyun ortalama sıcaklığı 24°C civarındadır ki bu da Kıbrıs için uzun bir yaz dönemi demektir.

Kıbrıs da plajları ücretli ve ücretsiz olarak ikiye ayırmamız mümkündür. Eğer restoran ya da sahil sporları (beach volley, jet-ski vs.) gibi imkânlardan yararlanmak isterseniz ücretli plajlarda denizin tadını çıkartmak sizi daha memnun edecektir. Kıbrıs’ın sahillerinde yaz mevsiminde eğlence hiç durmaz. Eğer denize girmekle yetinmek istemiyorsanız; tesislerin Su Kayağı, Muz, Ringo, Jet-ski gibi aktivitelerinden yararlanmanız mümkündür.

Sponsor Bağlantı


Girne, kilometrelerce uzunluktaki plajları ile, dinlenmeyi ve sakin bir tatil geçirmeyi planlayanlar için kesinlikle ilk tercih olmalıdır. Burasını da gece hayatının çok hareketli olmaması nedeniyle sıkıcı bulma ihtimaliniz de olabilir. Lefkoşa adanın iç kesimlerinde kalması yüzünden yazları yaşanan bu turizm patlamasından payına düşeni alamıyor.

Kıbrıs’ın bozulmamış bitki örtüsünü, köy yaşantısını ve vahşi yaşamını görmenizin dışında eğer Karpaz’a uğrarsanız muhteşem sahilini de görebilirsiniz. Kumlu ve kayalıklı bu sahiller Caretta Caretta’ların nesillerin tükenmemesi için üremelerinin Doğu Akdeniz’deki en önemli yerlerden biri olarak kabul ediliyor. Güzellikleriyle Karpaz’ın sizi büyüleyeceğine emin olabilirsiniz. Kıbrıs’da her şeyin su ve güneşten ibaret olduğunu zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Kıbrıs, yüzyıllardır vatan olduğu birçok medeniyetin miraslarını hala taşımaktadır.

Başkent: Lefkoşa

Büyük Han: Yapımı 1572 yılına dayanan bu yapı Türk mimarisinin en önemli yapılarından kabul edilmektedir. Kendisine benzer hanlardan farkı diğer tek girişli hanların aksine, iki tane girişinin bulunmasıdır.

Haydarpaşa Camii ( St. Katherina Kilisesi ): Kıbrıs’ın en zarif yapıları arasında yer aldığı söylenen bu eser, 14. yüzyılda inşa edilmiş ve Osmanlıların Kıbrıs’a girişinden sonra cami haline getirilmiştir. Önemli Lüzinyan yapılarından birisidir.

Arap Ahmet Camii: Kıbrıs’ta en fazla dikkati çeken camilerden birisidir. 1845 senesinde inşa edilmiştir. Günümüze kadar gelmiş bahçesinde eski Türk mezarları bulunmaktadır.

Lefkoşa Surları: Venediklilerin, şehri Osmanlı saldırılarından korumak için eski Lüzinyan surlarının üstüne yaptıkları onarımlarla inşa edilmiştir. Surlara giriş ve çıkışı sağlayan 3 kapı bulunmaktadır.

Şehir: Magusa

Magusa Surları: Yüksek ve ince bir yapıya sahip bu surlar, 16. yüzyılda Osmanlılara karış önlem almak isteyen Venedikliler tarafından yeniden elden geçirilmiş ve kalınlaştırılmıştır.

Othello Kulesi: 14. yüzyılda Lüzinyanlar tarafından inşa edilmiş kule, kentin ana girişlerinden biri olarak kullanılmaktadır.

Lala Mustafa Paşa Camisi ( St. Nicholas Katedrali ) : Tüm Akdeniz dünyasının en güzel yapısı olarak kabul edilen bu eser 14. yüzyılın başlarında tamamlanmıştır. Lüzinyan kralları taç giyme töreni olarak önce Lefkoşa’da St. Sophia Kilisesi’nde Kıbrıs Kralı sıfatını, daha sonra da St. Nicholas Katedrali’nde Kudüs Kralı sıfatını kazanırlardı. Önceleri katedral olarak kullanılan bu yapı, 1571 yılında törenle cami haline getirilmiştir. Gotik tarzda işlenmiş eşsiz bir penceresi bulunmaktadır. Katedralin önünde bulunan tarihi ‘cümbez’ ağacı, adanın kuzey bölümlerinde çok ender bulunan bir incir ağacı türüdür.

Venedik Sarayı: 13. yüzyılda, Venediklilerin inşa ettiği krallık sarayıdır. Günümüzde, sarayın içinde Namık Kemal’in 1873 senesinde Kıbrıs’a sürüldüğü zaman 38 ay kaldığı bina da yer alır.

Salamis Antik Şehri: İçinde Zeus Tapınağı, pazar yeri, bazilikalar, surlar, spor alanı, nekropol, tiyatro ve limanlar barındıran bu antik şehir; Bronz Çağı sonlarında Akalar tarafından kurulmuştur.

Şehir: Girne

Girne Kalesi: 7. yüzyılda Arap akınlarına karşı kenti korumak amacıyla yapılmıştır.
St George Kilisesi: 12. yüzyılın başlarında yapıldığı düşünülen bu kilise, kalenin içinde yer almaktadır.
Batık Gemi Müzesi: Yine kalenin içinde yer alan bu müze, bugüne dek ele geçirilen en eski gemi kalıntılarına evsahipliği yapmaktadır. 1965 senesine bir sünger avcısı tarafından denizin 3 m. derinliğinde görülmüş olan bu gemi, büyük zorluklarla su yüzüne çıkarılmıştır. Batış tarihi yaklaşık olarak M.Ö. 2. yüzyıl olarak tahmin ediliyor.

St. Hilarion Kalesi: Arap saldırılarına karşı korunma amacıyla yapılan kalelerden biridir. Önceleri stratejik açıdan önemli olmasına rağmen, zamanla soyluların dinlenme ve tatil beldesine dönüşmüştür. Kalenin doğu kısmında bulunan Kraliçe Penceresi’nden görülen manzara eşsizdir.

Bellapais Manastırı: Beşparmak Dağları’nın eteklerinde kurulmuş olan bu manastırın ilk binasının yapımı 13. yüzyılın hemen başında tamamlanmıştır. Yapının büyük bölümü Fransızlar tarafından inşa edilmiş, Kıbrıs Osmanlılar’ın eline geçtikten sonra Yunan Ortadoks Kilisesi’ne verilmiştir. Gotik sanatının eşsiz yapılarından biridir.

Lambousa: Bu antik kentin kazı çalışmaları 1900’lu yıllarda başlamıştır ve çıkan eserlerin birçoğu Londra, Paris gibi şehirlerde sergilenmektedir. Hazinelerin Arap akımları sırasında toprağa gömülmüş olabileceği söyleniyor.

Sourp Magar Manastırı: Günümüze ulaşan kalıntıları, 19. yüzyıldan kalmıştır. Zamanında Ermeni Hacıların hacca giderken geçiş noktası olarak kullandıkları manastırın kuruluşu 12. yüzyıla dayanmaktadır.

Şehir: Güzelyurt

St. Mamas Manastırı: 18. yüzyıldan kalma bu manastır, Bizans kilisesi kalıntıları üzerine Lüzinyanlar tarafından inşa edilmiştir.

Şehir: İskele

Aphendrika: Bu antik kentin M.Ö. 2. yüzyılda Kıbrıs’ın en önemli şehirlerinden olduğu söyleniyor. Kentin; kalesi, tapınağı, limanı ve kaya mezarlıklarıyla beraber yakınında 3 tane kilise de görülmeye değer.

Şehir: Lefke

Soli Harabeleri: Limanı ve bakır madenleriyle zamanının önemli merkezlerinden olan Lefke’nin bu antik şehri; bazilikası, kilisesi ve tiyatrosuyla görmeniz gereken tarihi alanlardandır.

Vouni Sarayı: Soli Antik Kenti’nin kontrolü için 5. yüzyılda yapılmıştır. Toplam 137 odası bulunan bu sarayın güneyinde de Athena Tapınağı’nın kalıntıları gezilebilir.

Kıbrıs mutfağında çeşitli tatlar;

Şeftali Kebabı: Tarihinin başından günümüze kadar çok çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan Kıbrıs’ın tamamen kendine özgü bir mutfağı yoktur. Yemeklerin hazırlanmasının yanında sunumu da Kıbrıslılar için büyük önem taşır. Arap kökenli bir yemek olan ‘Molohiya’ denenebilecek yemeklerden sadece bir tanesidir.

Yöresel yemekler arasında deneyebileceklerinizi; yeşil mercümekten yapılan ‘mücendra pilavı’, hellim böreği, ve Şeftali Kebabı ( ismi sizi kandırmasın; bu kebap türünü ilk yapan Şef Ali ‘nin isminden zamanla şeftali kebabı adını almıştır) olarak sıralayabiliriz.

Kıbrıs’ta uluslararası mutfakları da bulmak da kolaydır. Özellikle Hint, İtalyan, Çin ve Fransız mutfaklarını sizin hizmetinize sunan restoranlar bulunmaktadır.

Özellikle Kıbrıs’a özgü el sanatı eserleri satan dükkanları gezmenizi ve Kıbrıs’dan evinize hatıra olarak küçük de olsa bir şey almanızı öneriyoruz. Tavla takımları elişi olmaları nedeniyle çok zarif ve çok güzeldir. Ayrıca evinizde bulunmasını isterseniz el yapımı ve süslemeli nargileleri de Kıbrıs’dan almanız mümkündür. El yapımı eserlerden bahsederken Türk bebeklerinden söz etmememiz haksızlık olacaktır. Çok şirin bu bebeklerden bir tane de olsa eve götürmeyi sakın unutmayın!

Kıbrıs’ın bir diğer alışveriş olanağı da hazır giyim ürünleridir ki bunlar çok ucuz ve çok kaliteli mallardır. Fakat genelde pazarlık yapılmıyor. Lefkara danteli de Kıbrıs’a özgü bir diğer hatıra olabilir. Gideceğiniz şehirlere göre alacaklarınız da değişecektir. Fakat biz size özellikle Lefkoşa Belediye Çarşısı ve Girne Ordu Pazarı’na uğramanızı öneriyoruz.

Otellerin aktiviteleri ve düzenledikleri organizasyonlar dışında Kıbrıs’ta gece hayatı çok hareketli değildir. Gece kulüpleri ve barlar genelde sahil kasabalarında toplanmıştır. Eğer yaz mevsiminde deniz ve güneşten çok yorulmamış olursanız, size sahildeki bu eğlence mekânlarına gitmenizi öneriyoruz. Özellikle Nisan ayından sonra havaların ısınmasıyla cuma-cumartesi geceleri bu mekânlar dolmaktadır. Gece hayatında Kıbrıs’ın önemli bir özelliği de yurdumuzun diğer tatil yörelerine göre gayet ucuz olmasıdır.

Gece hayatının yanında Türkiye’den Kıbrıs’a gidişin en önemli sebeplerinden biri de kumarhanelerin burada yasal oluşudur. Kumarhane turizmi, adanın en önemli gelir kaynakları arasında yer almaktadır ve her sene, özellikle Türkiye’den, birçok insanın adaya gidiş sebebi olmaktadır. Yaz mevsimi dışında Kıbrıs’a gitmeyi düşünüyorsanız, sıkılacağınızı düşünmeyin. Eğlence her zaman devam ediyor.

Kıbrıs’a Ulaşmak: Türkiye Kıbrıs arası yaklaşık 70 km.dir. ve her gün Kıbrıs’a; İstanbul, Ankara ve İzmir’den uçak seferleri yapılmaktadır. Bu seferlerin sayısı mevsime ve yoğunluğa bağlı olarak değişiyor.

Havayolunu kullanabilmenizin yanında, denizyoluyla da Kıbrıs’a ulaşabilirsiniz. Alanya’dan feribotla Girne’ye, Taşucu’ndan (İçel’in bir beldesi) 2 saatlik bir deniz otobüsü yolculuğuyla yine Girne’ye ulaşmanız mümkün olacaktır. Yaz aylarında Adana ve Anamur’dan da Kıbrıs’a ulaşmak için deniz ulaşım araçları bulunabilir.

Şehirlerarası ulaşım için tercih edebileceğiniz en önemli ulaşım yolu otobüslerdir. KKTC’nin 6 şehri arasında gidip gelebilmeniz için en uygun ve en kolay yol da budur. Ayrıca şehir-içi ve şehirler-arası ulaşımda taksilerden de yararlanabilirsiniz. Fakat bu size biraz daha pahalıya gelebilir. Yine de yaz sıcaklarında uzun mesafe gidecekseniz otobüslerin klimalı olduğundan emin olun!

Kıbrıs turları düzenleyen acentaların listesi için tıklayın.