Küba Turları

KübaUçuş süresi: 10 saat
Saat Farkı: Türkiyeden 8 saat geri
Başkenti: Havana
Resmi Dil: İspanyolca (İngilizcede yaygın)
Para Birimi: Küba Peso’su
Vize: Türk vatandaşlarından vize isteniyor

Kolombo 1492 yılında Küba’yı keşfetmiş ve 1500’lü yıllarda Küba sömürge haline gelmeye başlamış. İspanyol hâkimiyeti 1898 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin askeri müdahalesi sonucunda bitmiş. 1902 yılında da Küba bağımsız bir devlet haline gelmiş. Küba, Karayip denizi ve Atlantik Okyanusu’nun arasında bulunuyor. Küba Karayiplerin en modern adası… Küba’ya gittiğinizde hayatınızda hiç görmediğiniz güzellikteki kumsalları görebilirsiniz. Küba’da yüzde 15 ile 20 arasında bahşiş bırakırsanız şayet, en güzel ilgiyi siz görebilirsiniz. Küba’da Amerikan Doları döviz olarak kabul edilmiyor. Eğitim ilkokuldan üniversiteye kadar ücretsiz ve diğer bir ilginç yanı ise IMF’ye borcu olmayan nadir ülkelerden. Küba kültürünü incelediğinizde, Küba halkının İspanyol ve Amerika kültürlerinden ne kadar etkilendiğini anlamanız hiçte zor değil! Ülkede genel olarak subtropik bir iklim hakim. Haziran ve Ekim arasında Küba’da kasırgalara rastlanır. Ocak ve Ağustos ayları arasında ise çok az bir sıcaklık farkı bulunuyor.

Sponsor Bağlantı

Kasım ve Nisan arası ise kuru bir mevsim görülüyor. Küba kumsallarının en büyüğünü kapsayan alanlarından biri olan Varadero’da yaklaşık 20 kilometreye yakın, muhteşem beyaz kumdan oluşan kumsalları kesinlikle görmelisiniz. Bu plajlarda su sporları yapabilir, sırayla dizilmiş olan dinlenme tesislerinde mola verebilirsiniz. Bir başka plaj cenneti olan Guardalavaca’da, dalış yapabilir, arkeolojik kazı alanlarına göz alabilir ve mükemmel cafelerde Küba’nın nefis içeceklerinden tadabilirsiniz.

Küba müziği ve tarzıyla dünya standartlarının çok dışında bir kültüre sahip. Küba’da müziksiz bir gün ya da zaman geçirmeniz mümkün değil. Uçaktan indiğinizde bile duyacağınız müzik sesi, size canlı ve neşeli bir tatil geçireceğinizi bir kez daha hatırlatacak. Yemek yerken, yüzerken, ya da yürürken bile Küba müziği bir yerlerden kulağınıza çalınıyor olacak… Rumba, mambo, cha-cha, salsa ve daha birçoklarının doğduğu yer olan Küba, dünyanın en iyi müzisyenlerini Uluslar arası Jazz Festivali’nde her yıl ağırlıyor. Her yıl sonunda düzenlenen en büyük sokak partileri ve dini karnavallar Las Parrandas’ta düzenleniyor. Kaçırılmaması gereken bir başka karnaval ise her yaz Santiago’da düzenlenen karnaval.

Havana’nın diğer mimari zenginlikle ise adanın Trinidad, Baracoa ve Santiago bölgesinde ziyaret edilebilir. Sierra Maestra Ulusal Parkı’nda şehrin manzarasını seyretmeniz ve Kuba’nın en yüksek tepesine tırmanmanız önerilir!  Havana’ya gittiğinizde küçük bir Amerika’da olduğunuzu bile düşünebilirsiniz. Eski Amerikan arabalarının gezdiği sokaklar, koloni döneminden kalan harabe evler, muhteşem kumsallar ve el ele göreceğiniz sevgililer. Havana adeta bir aşk şehri sevgililer el ele kurulan sahil boyunca dolaşıyor, denizin ve kumun tadını çıkarıyorlar. Küba’nın eğlence hayatı da oldukça hareketli. İddia ediyoruz Küba’da hiç sıkılmayacaksınız!

Havana’nın gündüz hayatı olduğu gibi gece hayatı da çok renklidir. Kübalı genç kızların rengârenk kostümleri ile dans kulüplerinde sergiledikleri salsa şovlar görmeye değer doğrusu. Eğlence kavramını sokaklara taşıyan Havana’da, her köşe başında, sokaklarda, caddelerde gayet profesyonelce şarkılar söyleyip, hem kendileri eğlenen hem de çevrelerine neşe ve eğlence veren grupları dinleyerek de çok hoş dakikalar geçirebilirsiniz.  Eğer Havana’ya yakın bir yerlerde kalıyorsanız, salsa ve jazz gruplarının göbeğindesiniz demektir. La Zorr y El Cuervo’ya jazz dinlemek için gidebilir, Macumva Habana’da ise salsa şölenini izleyebilirsiniz. Ya da Havana’nın en önemli sahil kıyısı olan Malecon’da bir duble içki ya da bir bardak biranız eşliğinde, yıldızları seyredebilirsiniz. Havana’nın dışında kalıyorsanız eğer, konaklayacağınız otelinizde de Küba gece hayatını fazlasıyla yaşayabilirsiniz.

Havana’nın kültür, sanat alanında çok fazla gelişmiş olduğunu söyleyebiliriz. Çok sayıda müze tiyatro ve muhteşem mimari yapılara ev sahipliği yapıyor. Capital Binası: Bu bina, değişik ya da ilginç olmasının dışında, Washington’da ki beyaz sarayın çok benzeri olmasında dolayı dikkatleri üzerine çekmektedir. Havana’da iken kesinlikle uğramanız gereken yerlerden bazıları; “Üniversite Binası” , “Armas Meydanı” , “Devrim Müzesi” görülecek yerler arasında yer alıyor. Spora ve özellikle de beyzbola olan düşkünlükleri, almış oldukları kupaları ve stadyumları da Havana’ya ayrı bir özellik katıyor. Küba’da canınız ne istese onu yiyemeyeceksiniz çünkü yemek kültürü biraz kısıtlı. Ancak elinizde olan seçeneklerde lezzetli halleriyle sizi baştan çıkarabilirler.

Genel olarak Küba yemekleri ızgarada pişiriliyor. Ellerinde deniz mahsullerinin, kızartma yapılabilecek birçok ürünün envai çeşidi bulunsa da, bunu çok fazla geliştirmemişler. Bunun nedeni yemek konusuna çok fazla kafa yormadıkları için ya da yemek haricinde çok daha başka şeylerle ün saldıkları için olabilir. Bir zamanlar Havana’da yaşayan ünlü yazar “Ernast Hemingway’ın” adını vermiş olduğu birçok yemeği Havana’da ki restoranların mönülerinde görmeniz mümkün.

Not: milliyet tatilden alıntı yapılmıştır.

Küba vizesi için gerekli olan evraklar.
Ucuz küba turları düzenleyen acentalar.